Kategori arşivi: Özet

Ulusların Düşüşü (Why Nations Fail) – Kitap Özeti

Türkçe’ye “Ulusların Düşüşü” olarak çevrilen, (orijinal ismi Why Nations Fail olan) kitap, ulusal açıdan güç, zenginlik ve yoksulluğun kökenini, ekonomik eşitsizliğin nedenlerini inceleyen bir çalışma. Biri Türk olan yazarlar Daron Acemoğlu ve James A. Robinson, örnekler üzerinden giderek az gelişmişliğin coğrafya, iklim veya diğer kültürel faktörlerden değil, siyasi kurumlar ve bunların işleyişinden kaynaklandığı sonucuna varıyor. Popüler tabiriyle “coğrafya kader değil” ana fikrini işliyor.

Ulusların Düşüşü (Why Nations Fail) – Kitap Özeti yazısına devam et

Mülksüzler – Kitap Özeti

Ursula K. Le Guin’in okuduğum ilk kitabı; bir bilim adamının yarattığı teoriyi tüm insanlığa faydalı olması için tüm insanlığa açma sürecinin öyküsü. Kapitalist, komünist, sosyalist sistemlerin merkezde olduğu, anarşik düzenin bir nevi ütopik ideal sistem olarak incelendiği, bilim ve teknolojinin insanlık için nasıl bir çıkış imkanı sunduğuna dair bir hikaye. Benim için önemi şu: Bu kitaptan sonra Ursula Le Guin’in tüm kitaplarını, yazıldıkları sıra ile okumaya karar vermiştim. Yıllar süren ama fazlasıyla değen bir çaba oldu.

Mülksüzler – Kitap Özeti yazısına devam et

Siyah Kuğu – Kitap Özeti

Ortalığı karıştıran karakterler olur bazen; sivri dilli, zeki, hızlı düşünen, tartışmalı konularda sürekli görüş bildiren, hazırcevap tipler. Lübnan asıllı Amerika’lı yazar ve düşünür Nassim Nicholas Taleb böyle bir karakter. 2008 krizinden önce yarattığı Siyah Kuğu (Black Swan) kavramıyla ortalığı karıştırmakla kalmadı, krizi öngördüğü iddia edilen birkaç kişiden biri olarak tarihe geçti. Bu yazıda belirsizlik ve risk kavramlarına yeni bir bakış açısı getiren ‘Siyah Kuğu kitabı ve aslında bir metafor olan kavramı üzerine konuşacağız. Taleb nadir rastlanan bir hayvana referans vererek yaptığı bu benzetme ile muhtemelen sözlüklere girecek bir bakış açısı yaratıyor. Kendi ifadesiyle iki amacı var: Yerleşik düzende güç sahibi olan ve “sahtekâr” olarak tarif ettiği, çoğu devlet adamı & finans sektörü profesyoneli olan bireyleri ortaya çıkarmak ve belirsizlik diye tarif ettiğimiz ve ısrarla ortadan kaldırmaya çalıştığımız durumun aslında dünyanın gayet normal bir hali olduğunu kanıtlamak.

Siyah Kuğu – Kitap Özeti yazısına devam et

Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı (Kitap Özeti)

Uzun zamandır yazmak istiyorum bu yazıyı; belki beş, belki on yıldır? Arada teşebbüs de ettim aslında. Ama olmadı bir türlü. Konu öyle karmaşık, kitap (hem okumak hem de özetlemek için) öyle zordu ki. Neyse ki sonunda yaptım. Söylemek istediğim her şey söyledim mi? Hayır. Mükemmel bir özet oldu mu? Muhtemelen o da hayır. Ama benim kitabı elime ilk aldığım gün kafamda oluşan soru işaretlerine bir ölçüde yanıt veren, merak edip de eli kitaba gitmeyen, gidip de bitiremeyen okuyucuya katkısı olacağını düşündüğüm bir içerik oluştu. Dikkat: Spoiler içerir!…

Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı (Kitap Özeti) yazısına devam et

Watchmen – Film Özeti

İlk olarak çizgi roman, sonra (2009’da) sinema filmi ve son olarak da (2019’da) bir TV dizisi olarak hayat bulan, karanlık atmosferli bir süper kahraman hikayesi. Benzerlerinden onu ayıran en önemli özellik süper kahramanları (çoğunun) yozlaşmış ve iyilikten çok kötülük yapan, kendileri gibi olan siyasetçilerle işbirliği içinde oldukları bir dünyada tarif ediyor olması. Süper kahraman kavramını, onu yaratanın ne olduğunu sorgulayan, insanla arasındaki ilişkiyi inceleyen bir hikaye dizisi.

Watchmen – Film Özeti yazısına devam et

Robert Pirsig’i anlamak

Bu kadar zor olmamalıydı ama oldu; Felsefi roman türünün önemli örneklerinden sayılan Pirsig’in ilk kitabını (Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı) elime alalı yıllar oldu. Başlayıp birkaç defa bıraktım. Son başladığımda ise 1 yılı aşkın sürede bitirdim.
İkinci romanı (Lila) da benzer bir sürede bitti. Türkçe’sini de alıp tercümenin üslubunu beğenmeyince  Amazon’a dönüp epey bir süre İngilizce yeni baskı aradım ama bulamadım. Sonunda ikinci el olarak yine Amazon’dan satın aldığım Lila en az Zen kadar zor bir okumaydı.

Bu yazıyı kitapların özeti haline getirmeye çalışmayacağım; bu satırlar yetmez, ben de yeterince ehil değilim. Ama kapsam ve bağlam hakkında kısaca fikir verecek kadar da anladığımı düşünüyorum. İlk kitapta Pirsig hayata iki farklı bakış açısından bahsediyor:

Romantik: Çevresindeki her şeyi komplikeleştirmeden, olduğu gibi gören ve algılayan.

Klasik: Çevresindeki her şeyi (dış görünüşüne bakmaksızın) onu oluşturan tüm unsurları ve nasıl çalıştığını anlamaya çalışarak gören ve algılayan.

Bu iki farklı yaklaşımla ilgili derinlemesine bir analize girişen kitap bunu bir baba oğulun motosiklet üzerinde yaptığı seyahati hikayenin ana teması olarak kullanıyor. Motosiklete meraklı biri olarak beni özellikle etkileyen bu boyutu bir kenara bırakacak olsam bile Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı (Zen and the Art of Motorcycle Maintenance) mesaj verme kaygısından uzak ama bir o kadar da mesajlarla dolu bir felsefi roman.

Okuyacak olanların keyfini kaçırmamak için daha fazla detay vermemek gerekir; ama benim hayata bakışımı şekillendiren, kendimi anlamama  yardımcı olan, hala da olmaya devam eden kitaplardan biriydi. Hala döner döner okur, hatta satın aldığım sesli kitap dosyalarını rasgele sırayla dinlerim.

İkinci kitap ise aynı adamın (her iki kitapta da Phaedrus ismiyle geçiyor) bu kez bir hayat kadınıyla bir teknede yaptığı seyahati anlatıyor. Oğluyla yaptığı seyahate benzer şekilde ama bu kez (bana göre) daha sade bir yaşam analizine daha girişiyor Pirsig. Bu kez ise farklı iki kavram öneriyor:

Statik Kalite: Hayatın kalıcılığını sağlayan boyutu / niteliği

Dinamik Kalite: Hayatın rengi, çeşitliliği ve zevki sağlayan boyutu / niteliği

Lila, Phaedrus’un biraz daha sakin ama aslında daha derin arayışının, anlamdan öteye gidip değerlere odaklanan çabasının hikayesi. Hayatı şekillendiren güçleri bilim, metafizik ve mistik açıdan bir potaya sokmaya çalışan, bence biraz da nafile bir çaba bu.

Neden bu kadar takıldım Robert Pirsig’e? Bunun yanıtı yok. Ama hayatımda açıklayamadığım anlamsız takıntılarım yok değil. Beni tökezleten, durduran, yavaşlatan alışkanlıklar bunlar. Ama aynı zamanda da vazgeçemediğim alışkanlıklar. Her iki kitapta da aşağıdan yukarı giden bir yapıda insan, topluluklar, toplumlar ve onların yarattığı her şeyin (bilim, ekonomi, politika, etik değerler, din, doğru/yanlış vs) temelinde ortak payda arıyor Pirsig. Hatta insanın yarattığı ve canlı olmayan mekanik varlıkları bile aynı kefeye koyuyor: İlk kitabın adı Zen Ve Motosiklet Bakım Sanatı buradan geliyor. Bir varlık canlı değilse bile (örneğin motosiklet) tasarlayanın ona verdiği ruhtan bahsediyor, onun da  niteliği olduğunu, bu açıdan canlı bir varlıktan pek farkı olmadığını kanıtlamaya çalışıyor.

Bu kitapları okurken öyle zorlandım ki anlamakta, hep yardımcı bir kaynak / fikir aradım. Benzer duygular paylaşanlar için yazdım bu yazıyı; zaman zaman her iki kitapla da ilgili notlar alacağım ve bazen de benim dışımda kişilerin almış olduğu notları ya da yazdıkları yorum yazılarını paylaşacağım. Kim bilir, bu yolla zaman içinde daha çok kişinin gözünden bakarak Robert Pirsig’i daha iyi anlarız belki.
Anlaması zor olduğu kadar aydınlatıcı bir yazar. Aşağıda bulduğum kaynakları sıralıyorum. Umarım Pirsig’e anlam vermeye çalışan birilerinin işine yarar:

    1. Daha çok öğrenciler için yazılmış, ve ilk kitap hakkında hem genel bilgi hem de bölüm bölüm özet veren bir döküman. Sadece bir şey okumaya vaktiniz varsa bunu okuyun: Mini-Guide.Pirsig
    2. Metaphysics of Quality: Bu bir kitap değil, bir link. Pirsig’in çokça bahsettiği iki kavramın bileşkesi gibi: Metafizik ve kalite. Şimdilik kısaca özetlemeye çalışmayacağım, zaman içinde belki…
    3. İngiliz Julian Baggini’nin Pirsig ile yaptığı röpotaj sonrası özet yazısı.
    4. Temmuz 1974’de NPR dergisinin yaptığı sesli röportaj:

    1. Oldukça yakın zamanda yapılmış olduğunu düşündüğüm bir TV röportajı, Robert Pirsig ve Motosikletler hakkında.


Devamı gelecek… Görüşmek üzere 😉

Romantik ve Klasik

Robert Pirsig (Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı kitabında) romantik ve klasik dünya bakışını şöyle ayırt ediyor:

Romantik: Çevresindeki her şeyi komplikeleştirmeden, olduğu gibi gören ve algılayan.

Klasik: Çevresindeki her şeyi (dış görünüşüne bakmaksızın) onu oluşturan tüm unsurları ve nasıl çalıştığını anlamaya çalışarak gören ve algılayan. Romantik ve Klasik yazısına devam et