Kelimeler dünyayı tarif etmeye yetiyor mu?

Son dönemde şöyle sakince bir düşündünüz mü: Ne olduğunu anlayamadığımız ne çok kavramla karşılaşıyoruz? Ekonomi progamları güzel örnek; ‘finansal türevler’ diyorlar mesela, parayla ilgili olduğunu anlıyor ama tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz. 10 yıllık vadeliler, kredi notu filan diyorlar. Az çok fikrimiz var ama hakim değiliz. Bloomberg’de konuşan kişiler sanki havadan sudan konuşur gibi anlamadığımız tabirler kullanıyor; dinleyen “borsada açığa satış yapanlar” diye bir insan ırkı olduğuna inanabilir.

Okumaya devam et Kelimeler dünyayı tarif etmeye yetiyor mu?

Karşıtlık beraber var olamaz mı?

Herşeyi doğru ya da yanlış sınıflamasına sokmak istiyor, karşıtlığı sakıncalı görüyor, bir kanıya varmak isteyip belirsizliği sevmiyoruz. Bunun adı uçlarda yaşamak: Doğru olduğunu düşündüğümüzün tarafında olup aksi düşünceyi yanlışlamak, ona sahip olana düşman, ya da daha iyimser tabirle rakip olmak. Bugünün dünyasında karşıt düşüncenin yanlışlığını kanıtlamak, rakibi yenmek önemli.

Okumaya devam et Karşıtlık beraber var olamaz mı?

Siyah Kuğu – Kitap Özeti

Ortalığı karıştıran karakterler olur bazen; sivri dilli, zeki, hızlı düşünen, tartışmalı konularda sürekli görüş bildiren, hazırcevap tipler. Lübnan asıllı Amerika’lı yazar ve düşünür Nassim Nicholas Taleb böyle bir karakter. 2008 krizinden önce yarattığı Siyah Kuğu (Black Swan) kavramıyla ortalığı karıştırmakla kalmadı, krizi öngördüğü iddia edilen birkaç kişiden biri olarak tarihe geçti. Bu yazıda belirsizlik ve risk kavramlarına yeni bir bakış açısı getiren ‘Siyah Kuğu kitabı ve aslında bir metafor olan kavramı üzerine konuşacağız. Taleb nadir rastlanan bir hayvana referans vererek yaptığı bu benzetme ile muhtemelen sözlüklere girecek bir bakış açısı yaratıyor. Kendi ifadesiyle iki amacı var: Yerleşik düzende güç sahibi olan ve “sahtekâr” olarak tarif ettiği, çoğu devlet adamı & finans sektörü profesyoneli olan bireyleri ortaya çıkarmak ve belirsizlik diye tarif ettiğimiz ve ısrarla ortadan kaldırmaya çalıştığımız durumun aslında dünyanın gayet normal bir hali olduğunu kanıtlamak.

Okumaya devam et Siyah Kuğu – Kitap Özeti

Bilgiyi Dizginlemek

Bu ara nereye baksam teknolojinin hayatımızdan götürdükleri anlatılıyor: Kafamızı akıllı telefonumuzdan kaldıramama, sosyalleş(e)meme, yalnızlaşma, aşırı yoğun olma hali ve bundan kaynaklanan ruhsal sorunlar. Doğru; internet odaklı hayat başta samimi ve yüzyüze iletişim olmak üzere bir çok şeyi elimizden aldı. Peki aynı bağlamda verdikleri olmadı mı?

Okumaya devam et Bilgiyi Dizginlemek

Not alma ve Zettelkasten Üzerine

“Bu kadar zor olmamalı” cümlesi sık sık geldi aklıma. Oysa sadece ‘not almak’ gibi basit bir süreç üzerinde çalışıyordum. Karşılaştığım bilgiyi not alarak kaydetmek ve gerektiğinde kullanmak için kolay erişilebilir bir yerde saklamak. Ne araçlar kullandım, ne programlar satın aldım, ne yöntemler denedim bir bilseniz…

Okumaya devam et Not alma ve Zettelkasten Üzerine

Notlarının içinde kaybolan adam

Yıl (muhtemelen) 1991, 23 yaşındayım. Bilgisayarların sadece üniversitelerde bulunduğu, hayatımızdaki yerinin okuldaki bilgisayar laboratuvarında ödev yapmakla kısıtlı olduğu günler. Benim de okulla pek ilişkim olmadığı için bilgisayarlar hakkında pek bilgim yok; o zamanlar aklım fikrim otomobiller ve özellikle de motorasporlarında. Bir akşam arkadaşlarımla Ankara Otomobil Sporları Kulübü lokalinde laflıyoruz. O zamanlar kapalı mekanlarda hala sigara içilebiliyor. Ahmet sigarasından derin bir nefes çekip sordu: “Olum, internet diye birşey varmış duydun mu?..” Soruya bak!

Okumaya devam et Notlarının içinde kaybolan adam

Korona Günlerinde Bilim-Kurgu

Neydi karantina döneminde beni bilim-kurguya böylesi güçlü şekilde iten? Merak mı? Sanmıyorum; hayatımda yeni bir olgu değil, çocukluğumdan beri okur, izlerim. Boş zaman bolluğu mu? O da değil; son yıllarda zaten epey boş zamanım var, neden özellikle şimdi?

Bu yazı ile şu sorunun yanıtını bulmaya çalışıyorum: Covid-19 salgını ile izolasyonun arttığı günlerde beni bilim-kurguya daha meraklı hale getiren şey nedir?

Okumaya devam et Korona Günlerinde Bilim-Kurgu

Köyde Doğal Ev Yapma Hevesi — 5

Köy evimiz bitti sayılır. Bundan sonrası detay, yapsak da olur yapmasak da. Epey geciktirdim bu yazıyı; aslında 2018 sonunda yazmaya başladım ama sonra bir türlü elim gitmedi. Neden bilmiyorum, belki hiç bitmesin istediğim, sonuçtan çok süreci sevdiğimi fark ettiğim için? Ama şu ara, artık (evin varlığı sağolsun) hayatımdaki çoğu şeye farklı bakarken ve aklıma yeni fikirler düştükçe benim için çok değerli bu sürecin kapanışını yapmak istiyorum. Bu kez amacım teknik boyutlara girmek değil, bundan önceki yazılar zaten yeterince tanımlıyor süreci. Bu yazının ana konusu sonraki adımlar: Evimizi yaptık (ben & kız arkadaşım Özge) ve bir yıldan fazla süredir içindeyiz. Peki ne hissediyoruz? Hayatımızdaki yerini nasıl tarif ederiz? Ve herşeyden önemlisi şimdi ne olacak? Köyde yaşam artık hayatımızın ana amacı mı yoksa farklı bir ihtiyaç oluştu mu kafamızda?

Okumaya devam et Köyde Doğal Ev Yapma Hevesi — 5

Köyde Doğal Ev Yapma Hevesi — 4

Bu yazı serisine başlayalı altı ay olmuş. Evi yapma proje için fiili olarak harcadığım zaman da (aralıklarla olmak üzere) aşağı yukarı 45 gün civarı tutuyor. Şu ana kadar projede harcadığım toplam para kuruşu kuruşuna 73,000 (yazı ile yetmişüçbin) lira. Eylül’deki kaba inşaattan sonra yaptığımız işler elektrik tesisatı, su tesisatı, çatı katının içten — dıştan, alt katın ise dıştan sıvasının yapılması ve son olarak da bahçeye ağaç ekimi oldu. Ve bastıran kışla beraber artık birkaç aylığına paydos zamanı. Nisan gibi tekrar başlayacağım. Ama haberler iyi: Köyde ev yapma havesimiz artık sadece hayal değil gerçek!

Okumaya devam et Köyde Doğal Ev Yapma Hevesi — 4

Bir strateji olarak yapıcı düşünme

Çok yöntem denedim: Gayret, daha çok gayret, aşırı gayret, planlama, daha önceden planlama, daha detaylı planlama, her ihtimali göz önünde bulundurmaya çalışma, öngörü, lobi yapma, üretkenlik, daha çok üretkenlik ve daha nicesi. Çoğu tecrübeye dayalı ve emek bazlı yaklaşımlar. Hepsi iyi. Ama ilginç bir sonuca vardım: Bu yöntemlerin hiç biri istediğiniz sonuca yapıcı bir yaklaşımla odaklanmak kadar iyi sonuç vermiyor.

Okumaya devam et Bir strateji olarak yapıcı düşünme