Kategori arşivi: Strateji

Derin demokrasi

Bazı kavramların aklınıza oturması, hayatınızdaki yerini bulması zaman alır ama bir kere oturunca da bir daha kalkmaz. Yerini doldurur, amacını bulur, kimi zaman kapsamı dışında kalan farklı konuların da tamamlayıcısı olur. Derin Demokrasi bir danışman olarak benim için böyle bir role sahip. Son on yıllık dönemde tanıştığım bu enteresan kavram, hayatını fikir üreterek kazanan biri olarak vazgeçemediğim araçlardan biri oldu.

Derin demokrasi yazısına devam et

Bir strateji olarak yapıcı düşünme

Çok yöntem denedim: Gayret, daha çok gayret, aşırı gayret, planlama, daha önceden planlama, daha detaylı planlama, her ihtimali göz önünde bulundurmaya çalışma, öngörü, lobi yapma, üretkenlik, daha çok üretkenlik ve daha nicesi. Çoğu tecrübeye dayalı ve emek bazlı yaklaşımlar. Hepsi iyi. Ama ilginç bir sonuca vardım: Bu yöntemlerin hiç biri istediğiniz sonuca yapıcı bir yaklaşımla odaklanmak kadar iyi sonuç vermiyor.

Bir strateji olarak yapıcı düşünme yazısına devam et

Hesaplamalı Politika Üzerine

Büyük Veri, güç politikalarını ve kamuoyu fikrini nasıl etkiliyor?

Büyük veri Almanya’ya dünya kupasını kazanmak için yardımcı oldu, endüstriyel tasarımcıların daha rahat sütyen yapmasını sağladı. Anlamı henüz netleşmemiş olsa da bu popüler kavram herhangi bir teknoloji makalesine hareketlilik katacak cinsten. Hatta MIT Technology Review dergisi ve Bono’ya göre de siyaseti dahi kurtaracak!..

Hesaplamalı Politika Üzerine yazısına devam et

Sakin kafayla IŞİD (ISIS) olayı…

Nereye baksanız IŞİD konusu: Onunla kim savaşıyor, kim/nasıl savaşacak, tehdidin büyüklüğü, uluslararası toplantılar, önlem alınmazsa yarın neler olabileceği, kim katıldı kim katılmadı tartışmaları.

Ve tabi elbette arada dolgu malzemesi olarak da acaba bu kez hangi masum insanları katlettiler, kadınları nasıl sattılar, kimin başını kestiler haberleri.

Sakin kafayla IŞİD (ISIS) olayı… yazısına devam et

Yol Haritası

Nisan 2012 tarihli “Motorsporu Kurtulur mu?” başlıklı köşe yazısında Türkiye’deki motorsporlarının yapısından ve sporun ilerlemesi kavramına yüklenebilecek anlamdan kısaca bahsetmiş, Türk Motorsporlarının bildiğimiz yöntemlerle yaşatılmaya çalışılmasının sonuç getirmeyeceğinden bahsetmiştim: Türkiye’de motorsporlarının ilerlemesi için şekil değiştirmeye, kimi yönetimsel boyutlarının farklı içeriklerle kurgulanmaya ihtiyacı var. Sporun ticarileştiği çağdaş dünyada, finansal kaynağa şiddetle bağımlı olan bu sporun, ticaret gibi ele alınıp yönetilmesini sağlamak gerekiyor.

Yol Haritası yazısına devam et

Türk Motorsporu kurtulur mu?

Kaybedilen uluslararası organizasyonlarla zorlanan, muhalefet tarafından federasyon hakkında dile getirilen iddialarla dengesi bozulan, sponsorların kaçtığı ve otomotiv sektörü tarafından büyük ölçüde gözardı edilen bir motorsporlarına sahibiz. Sporun içinde kalanlar aralarında sık sık bu noktaya nasıl gelindiğini konuşur, biraz isyan eder, biraz da nasıl kurtulur tartışması yapar hale geldi. Oysa ortada kurtarılacak birşey yok; bizim bugüne kadar tanıdığımız, kişisel gayret, fedakarlık ve çabayla ayakta duran motorsporu devri çoktan sona erdi. Biz ise bunun farkına yeni varıyoruz. Türk motorsporlarının kurtarılmaya değil köklü bir revizyona, spordan ticarete dönüşmeye ihtiyacı var.

Türk Motorsporu kurtulur mu? yazısına devam et

Yerli Oto için Yabancı Ortakla Konuşulur mu?.

Gündemimizi daha uzun süre işgal edeceği anlaşılan yerli otomobil markası konusunda en çelişkili görüş Koç Holding’den geldi: “Yerli otomobil için YABANCI ortağımızla görüşüyoruz…” Konu o kadar politikleşti, o kadar karmaşıklaştı ki sağduyu sahibi biri çıkıp da soramadı: “Yabancı ortak mı? Yerli otomobil hakkında konuşuyoruz sanıyordum???…”

Yerli Oto için Yabancı Ortakla Konuşulur mu?. yazısına devam et

Jet Hızıyla yerli otomobil olmaz

1999 yılında Türkiye Otomotiv sektörü alışılmadık bir karakterle tanıştı: Siirt’te Otomobil fabrikası kuracağını iddia eden “Jet Fadıl” lakaplı Fadıl Akgündüz. Aynı dönem ‘Jetpa’ isimli uzun vadeli taksitlerle araç ve konut satan şirketin de sahibi olan ve daha sonra iflas eden ve hakkında tutuklama kararı çıkan Akgündüz, yerli otomobil tartışmalarının yoğunlaştığı bugünlerde aynı projeyi canlandırma iddiası ile yine gündemde.

Jet Hızıyla yerli otomobil olmaz yazısına devam et

Muafiyet Muamması

Avrupa 2002, Türkiye otomotiv sektörü 2007 yılında yeni blok muafiyeti ile tanıştı: Otomobil bayileri münhasır (sadece bir marka satmaya zorlandıkları) bayilik sözleşmeleri imzalamak zorunda kalmayacak, belli standartlarını sağlayabildikleri sürece tek noktada birden fazla markayı sergileyip satabilecek ve servislerinde hizmet verebileceklerdi.

Muafiyet Muamması yazısına devam et